Covid-19 Aşıları, Hangi Aşılar Hangi Teknolojileri Kullanıyor?

Covid-19 Aşıları,  Hangi Aşılar Hangi Teknolojileri Kullanıyor?

Covid-19 Aşıları,

Hangi Aşılar Hangi Teknolojileri Kullanıyor?

Covid-19 pandemisi dünya üzerinde tüm hızıyla devam ederken, aşı geliştirme süreci hızlı bir şekilde devam etmektedir. Hatta küresel bir amaç haline geldi diyebiliriz. Bu sebeple çok sayıda covid-19 aşı çalışması yapılmaktadır.

Preklinik olarak ya da klinik aşamalarda aşı çalışmaları hızla devam etmektedir. Aşı çalışmalarında, geleneksel başvurulan yöntemler dışında daha önce hiç ruhsatlandırılmamış bazı teknolojiler bulunmaktadır. Bunlar daha yeni teknolojilerdir. Klinik çalışmalarda toplumun bilgilendirilmesi de çok önemli bir faktördür. Çünkü bu tür çalışmalarda gönüllüler ve katılım sayısını doğrudan etkilemektedir.

Ayrıca bu tür çalışmaların sonuçlanmasında karmaşık olan üretim süreci gerçekleşmesi akabinde de güvenilir bir dağıtım kanalı ihtiyacı açığa çıkmaktadır. Bulunan teknolojinin ne şekilde paylaşılacağı ve ekonomik anlamda sorunlu bazı ülkelerin halkı nasıl aşılayacağı çok önemli bir sorudur. Akabinde bu aşının kimlere yapılacağı da aşıların tedarik edilmesinde önce cevaplanması gereken bir konudur. Her iki konu da etik anlamda sorunlar yaşanmaması açısından sürecin hızlı gelişmesini ve aşılanmayı tamamlamak adına geliştirilmesi gereken konulardır.

Yeni yıla bir pandemi ile girdik. Kısa bir zamanda bu virüsün covid-19 adında ağır bir hastalık olduğu gerçeği ile yüzleştik. Bugün sayılar; Dünya üzerinde 111.249.965 vaka, tedavi olan 86.163.907 kişi, vefat eden toplam 2.463.662 kişi sayısı ile devam etmektedir. En çok iyileşme oranına sahip Amerika’da şu an; 18.803.723 kişi bulunmaktadır. Aynı zamanda vefat oranında da dünyada en fazla sayıya sahiptir. Vefat sayısı yaklaşık yarım milyon civarındadır.

Her geçen gün covid-19 hastalığının tanısı ve tedavisi, alınması gereken önlemler ile müdahaleler anlamında birçok yeni şey öğreniyoruz. Fakat yine de virüsün bedenimizde ki bağışıklık yanıtını tam olarak bilmiyoruz. Tedavi için tam olarak bir cevabımız yok. Tam olarak doğal yollarla kazanabileceğimiz bir toplumsal bağışıklığa da çok uzağız.

Bunların yanında pandemi süreci hala tüm hızıyla devam ediyor. Bu sebeple aşılanmaya her zamankinden daha da çok ihtiyacımız var. Bu sebeple de dünya çapında bir aşı üretimi seferberliği ortaya çıkmıştır. Hatta küresel bir amaç haline gelmiştir diyebiliriz.

 

Koronavirüs dünya üzerinde birçok şeyi değiştirmiştir. Aşı bulmak ya da tedavi bulmak artık toplum yararından daha çok toplum liderlerinin prestij meselesi halini de almıştır. Başka bir sorun da aşının büyük insan kitlelerine uygulanması. Fakat aşıyı yaptırmak isteyenlerin sayısı oldukça düşük olduğu da yapılan açıklamalar arasındadır.  Aynı zamanda erken bir yetkilendirme durumu, etkinliğinin ciddi olumsuz etkiler yaratmasına sebep olursa veya yanlış bir adım bu konudaki hassas olan güvene zarar verebilir.

 

Bu durumdan tüm aşılama programı zarar görebilir. Klinik çalışmalar sonuçlanmadan aşının erken kullanılması durumu ise tıbbi bir atılımdan çok halk sağlığı açısından yanlış bir atılım olacaktır. Klinik çalışmaların evreleri ise önce klinik araştırma sonra insan gruplarını veya katılımcıları sağlık sonuçlarına göre değerlendirme ve ileriye dönük bir sonuç sunmadan geçer. Klinik çalışmalar aynı zamanda girişimsel araştırmalar olarakta adlandırılabilir.

 

Klinik çalışmalarda, preklinik aşamalar bittikten sonra bu aşamalarda başarılı sonuçlar elde edilmiş ürünler ile ilgili olarak en son insan çalışmalarına başlanır. Bu süreç insanlarda; Faz veya Evre olarak adlandırılan evreleri vardır. Aşı çalışmalarında ise aynı klinik araştırmalar gibi benzer birtakım süreçler izlenir. Buradaki amaç, güvenli ve de etkili şekilde olan aşıyı geliştirmektir. Sürece en büyük katkı veren Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) covid-19 aşılarına katkı sağlamak için özel klinik çalışmalar ve araştırmalarda tasarım, uygulama, değerlendirme ve süreçlerin takibi için yol gösterici bir rehber yayınlamıştır.

Gönüllüler

Klinik çalışmalar için bazı araştırmalarda çalışırken rahatsızlığı olan katılımcılar aranırken aşı çalışmalarında ise genelde sağlıklı bireyler aranır. Aşı çalışmaları genellikle sağlıklı yetişkin insanlar üzerinde başlar ve ilk fazından sonra olan evrelerde de aşı adaylarının bazı risk gruplarından da seçilmesi istenir. Örneğin; yaşlı, diyabet hastası, tansiyon hastası gibi bazı hastalıkları olan kişilerin de protokole gönüllülük esasıyla katılması sağlanır. Bu tür çalışmalarda gönüllülük esastır. Fakat, gönüllüleri çok iyi bir şekilde bilgilendirmek gerekir. Çünkü bu bilgilendirme kişilerin bu araştırmaya katılmaya karar vermesine yardımcı olacaktır.

Bu bilgilendirme, katılımcıları korumayı amaçlar ve bireyin çalışma riskini, faydalarını, alternatifini kavrayabilmesi hususunda yeterli bilgi akışı sağlanmalıdır. Gönüllü kişilerin, kendilerine bilgi verildiğini ve anladıklarına dair çalışmalara katılmadan önce bir onam belgesi imzalamaları gerekir. Bu tür belgelere onay vermek, bir sözleşme yerine geçmez. İmzaladıkları belge dahilinde katılımcılar, çalışmalar tamamlanmamış dahi olsa istedikleri zaman çalışmadan çekilme hakkına sahiptir.

Covid-19 Aşı Çalışmaları

Covid-19 aşı çalışmaları ve araştırmaları için her ülke veya kurumda aynı başlangıç seviyesi ile başlanmıştır. Akut Solunum Sendromu’ nun şiddetli semptomu ile Orta Doğu Solunum Sendromuyla alakalı aşı çalışmaları yapan ülkeler, genom sekansları karşılaştırmaları sonucu çok hızlı şekilde yol almışlardır.

Oxford aşısını geliştiren Prof. Sarah Gilbert ve arkadaşları önce Mers-Cov aşısını geliştirmiş ve preclinic çalışmaları ise umut vaat etmiştir. Gamaleya 1949 itibariyle Ulusal Epidemiyoloji ve Mikrobiyoloji Merkezi olarak aşı üretimine devam ediyor.  Adenovirüs vektör platformu kullanılarak 2015 yılında Ebola’ ya karşı oluşturulan vektör tabanlı iki aşıyı başarılı bir şekilde geliştirdiler.

Adenoviral, İnfuenza ve Mers’ e karşı aşıların geliştirilmesinde vektörler olarak kullanılmıştır. İki aşının da klinik deney sürecinde olduğu biliniyor. Bu çalışmalar normalde yıllar sürebilecek bir süreci birkaç ayda gerçekleştirmeye yardımcı olmuştur. Aşı gereksiniminin acil olması sebebiyle de başka süreçlerin hızlanmasına yardımcı olmuştur.

Avrupa İlaç Ajansı ve birçok kuruluşta veri denetimleri süreçlerine hız katmıştır. Ortalama 20-30 günü bulan süreci 20 gün ve altına çekmişlerdir.

Covid-19 Aşı Çeşitleri

Dünya çapında şu an covid-19 virüsü için yaklaşık olarak 176 farklı aşı çeşidi geliştirilmiştir. Her bir aşı için farklı teknolojiler denenmektedir. Bu teknolojiler daha önce lisanslı olarak herhangi bir aşıda kullanılmayan teknolojilerdir.

Komple Viron Aşıları

Şu an piyasada olan aşıların çoğu, attenüe yani zayıflatılmış veya inaktive edilen virüslerin olduğu aşılardır. Aşının zayıflatılmış veya inaktive edilmiş olarak yani virüs kendisi kullanıldığı zaman güvenlik süreci çok sıkı olmaktadır. İki tür aşı bulunmaktadır. Canlı yani attenüe zayıflatılmış olan aşılar ve inaktif olan aşılar. Canlı aşılarda (attenüe) insan ve de hayvan hücrelerinde mutasyonlar ile zayıflatılırken virülansı kaldırılmış suşları ile hazırlanmaktadır. Attenüe aşılar, viral olan enfeksiyonlardaki gibi humoral ve hücresel immun yanıtını uyarabilir. 

İnaktive aşılar ise, formaldehit yani kimyasal ya da fiziksel (Isı, Uv) yöntem ile öldürülmüş olan patojen suşlar yardımıyla hazırlanır. İnaktive virüs yaklaşımındaki dezavantaj ise aşının virüs ile etkili olarak savaşmak adına her zaman oldukça güçlü bağışıklık yanıtı üretememesi ya da bazen koruma adına ikinci dozun da gerekli olması durumudur.

Çin’de Wuhan Biyolojik Ürünler Enstitüsü, Çin Tıp Bilimleri Akademisi, Pekin Biyolojik Ürünler Enstitüsü ve Pekin’ de ki Sinovac, Biotech gibi dört şirket bu tipte bir aşı için adaylarının üstünde çalışmaya başlamıştır.

Nükleik Asid Bazlı Nükleik Aşılar (DNA ve MRNA)

Bu tarz aşılarda genellikle bağışıklık tepkisi için korona virüs proteini, genetik yapı ile kullanılması hedeflenen çalışmalar arasındadır.  Nükleik asit ise insan hücrelerine yerleştiriliyor ve hücrelerde virüs proteininin kopyaları çıkarılıyor.

Bu grupta en ileri düzeyde olan aşı adayı olarak bilinen RNA aşısı, Biyoteknoloji şirketi Moderna’dan çıkmıştır. Hatta Pfizer ve Sanofi ve de birçok şirket benzer bir teknoloji ile aşı üretmeye çalıştıklarını açıklamıştır.

Viral Vektör Aşıları

Taşıyıcı bir virüs sayesinde, başka bir virüs kişiye genetik materyali taşır ve taşıyıcı olan virüste vücutta covid-19 proteinlerini üretebilecek duruma sokmak için tasarlanmıştır. Virüsler zayıflatılırlar ve sonrasında ise hastalığa sebep olmazlar. Yani verilen kişi için güvenlidir.

Virüs ile birlikte taşınmış olan genetik materyalin bağışıklık sistemini uyarması ve antikorları üremesi hedeflenir. Bu tarz aşılar genelde bağışıklık sisteminde çok güçlü bir tepkiye sebep olur.

Protein Bazlı Aşılar

Protein bazlı aşılar, koronavirüs’ ün dışındaki kaplamayı andıran protein parçalarını ya da protein kabuğunu kullanır. İki tip aşı türü vardır. Protein bazlı aşılar (Protein Subünit) , virüs benzeri parçacıkların kullanıldığı aşılar. (VLP)

Covid-19 ile ilgili diğer bilgilere blogumuzdaki yazılardan ulaşabilirsiniz.

Etiketler: covid19, koronavirüs, covid-19 aşısı, aşı, covid-19 aşısı bulundu mu,
Şubat 22, 2021
Listeye dön