Plaza Kuşağını Gelecekte Bekleyen Tehlike: Diyabet

Plaza Kuşağını Gelecekte Bekleyen Tehlike: Diyabet

Plaza Kuşağını Gelecekte Bekleyen Tehlike: Diyabet

Diyabet (Şeker) Hastalığı

Plaza kuşağını gelecekte bekleyen tehlike nedir? Sorusuna; Teknoloji gelişimi ile birlikte hareketsiz yaşam ve beslenme stili diyabet hastalığının sayısını arttırması olarak yanıt verebiliriz. Hareketsiz yaşam, kötü beslenme, evden çalışma gibi sebeplerle diyabete yakalanma yaşı neredeyse 30-35 yaş civarına düştü. Hareketsiz yaşamın ne yazık ki hastalığa yakalanma riskini arttırdığı da biliniyor.

Araba kullanımının artması, asansörlerin daha fazla kullanılması, cep telefonlarının daha etkin kullanılması yürümeyi azalttı. Kandaki şeker değeri, ilaç korkusu ve yanlış beslenme, hareketsiz bir yaşam nedeniyle artıyor. Son dönemde yapılan araştırmalara göre, ölüm sebepleri arasında en sık rastlananlar arasında Kardiyovasküler hastalık sebepli ölümlerin olduğu, yeni ilaçlar bulunduğu halde ne yazık ki rakamların düşmemesi diyabet riskinin ne kadar ciddi olduğunu gösteriyor.

Bazı uzmanlara göre, 2035 yılında dünya üzerinde 550 milyon kişinin diyabete yakalanması ön görülüyor. Korona virüs ile birlikte hareketsiz bir yaşam sıklığı arttığı da bilinen gerçekler arasında. Şişmanlama ve kötü beslenme alışkanlığına bağlı olarak diyabetin görülme sıklığı yaygınlaştı.

Vücudun bankası olan pankreas, tükettiğimiz şekerli gıdalardan insülini çeker. Bankanın deposu boşaldığı zaman kişi şeker hastalığına yakalanır. Bu durumda şeker hastalığından korunmak için, yaşam tarzınızı değiştirmek gerekebilir. Haftanın en az 6 günü 40 dakikalık tempolu yürüyüşler yapmalısınız. Şekerli gıdalardan uzak durmalı ve bol su tüketmelisiniz.

Diyabet Nedir?

Diyabet Nedir? Vücudumuzda pankreas adı verilen salgı bezinin yeterli insülin hormonunu üretememesi veya ürettiği insülin hormonunun etkili olarak kullanılamamasında gelişir ve hayat boyunca sürebilen bir hastalıktır.

Çağımızın hastalığı olarakta bilinen şeker hastalığı, ne yazık ki ölümcül olan hastalıkların oluşumunda ilk sırada yer alıyor. Dünya üzerinde birçok yerde de yaygın olarak görülen bir hastalıktır. Tam adı Diabetes Mellitus olan diyabet hastalığı Yunanca ‘’şekerli idrar’’ olarak bilinmektedir. Sağlıklı bir kişide açlık glukoz oranı, 70-100 Mg / dL arasındadır. Açlık kan şekerinin yüksek çıkması kişilerde genellikle diyabet hastalığının göstergesidir.

Diyabet hastalığının birçok çeşidi vardır. En sık görülen şeker hastalığı 35-40 yaş üstü kişilerde olan Tip 2 diyabettir. İnsülin direnci olarakta bilinen Tip 2 diyabet, pankreasın insülin hormonu üretiminin istenilen seviyede olduğu halde hücrelerde insülinin algılama reseptörleri için sıkıntılı olduğu ve bu nedenle o hormona duyarsızlık geliştirdiği görülür.

Tip 1 diyabet ise, otoimmun bir hastalıktır türüdür. Bağışıklık sistemi insülin hormonu yapıldığı pankreastaki hücrelere saldırıda bulunur. Tabi bu saldırının nedeni belli değildir. Şeker hastası olan kişilerin %10’ unda bu durum vardır.

Bu sebeple de kan şekeri insülin ile dokulara taşınamaz hale gelir, kan glukoz oranı normal seviyenin üzerine çıkmış olur. Gün içinde çok sık su içmek, ağız kuruluğu, kilo kaybı yaşamak, aşırı yemek yeme isteği gibi belirtileri vardır.

Şeker Hastalığı Nedenleri

Diyabetin nedenleri konusunda yapılan araştırmalarda, şeker hastalığı genetik ve çevresel faktörler sonucuna varılmıştır. Tip 1 ve Tip 2 olmak üzere 2 diyabet türü bulunan şeker hastalığına sebep olan etmenler çeşitlerine göre farklılıklar gösterir. Şeker hastalığının Tip 1 Diyabet tipinde, genellikle genetik faktörün rolü büyüktür

İkisinde de aynı uyarı işaretleri görülebilir. En belirgin uyarıları arasında günlük gıdaların tüketilmesine rağmen açlık ve yorgunluk hissedilmesi gelir. Yoğun miktarda idrar üretimi şeker hastalığının belirtileri arasındadır. Hiperglisemiden dolayı çok idrar üretimini dengelemek adına şeker hastalığının diğer bir belirtisi olan susama ve sıvı ihtiyacı açığa çıkmıştır.

Vücutta sıvı dengeleri değişikliği sebebiyle göz lensleri şişliğine neden olur. Şekil değişikliği olduğu için lensler odaklanma anlamında güçlük çeker. Ve sonucunda bulanık görmeye neden olabilir. Ayrıca nedensiz kilo kayıpları ve yara, kesik gibi cilt üzerindeki hasarlarda geç iyileşme de diyabet hastalığının belirtileri arasındadır.

Tip 2 diyabet hastalığında en çok görülen belirtiler şu şekildedir; İleri yaş, obezite, yaşam tarzında hareketsizlik, stres, genetik faktörler, gebelikte normalden ağır bir bebek doğumu, gebelik şekeri.

Çocuk yaştaki diyabet sebepleri ise, tam olarak neden kaynaklandığı bilinmemekle beraber genetik faktörlerden dolayı olduğu tahmin ediliyor. Ailede diyabet hikayesi varsa bile çocuklar ne yazık ki şeker hastalığına yatkın olabiliyor. Fakat aileden gelen bu hastalık her çocukta diyabete yol açmayabilir. Genellikle Tip 1 diyabet çocuklarda daha sık görülür. Nadiren de olsa Tip 2 diyabetin görüldüğü durumlar olabilir.

Çocuk hastalarda diyabetin nedenlerinin başında obezite, dengesiz beslenme ve yetersiz fiziksel aktivite geliyor. Diyabetin belirtileri olarak; idrar miktarında artış söz konu. Yatak ıslatma, susama, aşırı su tüketimi, ağız kuruluğu, aşırı acıkma hissi, yorgunluk ve kilo kaybı olarak görülebiliyor. Çocuklarda nadir olarak bazen depresyon ve bilinç bulanıklığı da şeker hastalığının belirtileri arasında.

Çağımızın Hastalığı; Diyabet

Günümüzde sıkça görülen bir hastalık olan şeker hastalığı, şişmanlık (obezite) kaynaklı olarak çocuklar ve gençler hatta orta yaşlılar da görülmekte. Özellikle Tip 2 diyabet, son 6 yılda 20-40 yaş arasında görülmeye başlandı. Kan şekerini düzenlemeye yardımcı insülin hormonunun bozulması nedeniyle oluşan orta yaş şeker hastalığı, genç yaşta ve çocuk yaşta görülmesinin sebebi olarak kilo fazlalığı dikkat çekiyor.

Neredeyse salgına dönüşen Tip 2 diyabet, son yıllarda 10 yaşındaki çocuklarda dahi belirtilerini göstermeye başladı. Diyabet, toplum sağlığını ciddi ölçüde tehdit etmektedir. Maalesef genç yaştaki hastalarda şeker daha hızlı ve ağır seyretmekte. Çok erken yaşlarda özellikle şişman çocuklarda kalp ve beyin komplikasyonları oluşmakta ve ölüm riskine yol açmaktadır. Genç yaşlardaki Tip 2 diyabet hastalığı %14 kalp krizi riskini, %30’ da beyin krizi riskini doğuruyor.

Çocuk hastalarda şişmanlama arttıkça, genç neslin Tip 2 diyabete yakalanan sayısı da artmaktadır. Tek sorun Tip 2 diyabet değil; Hipertansiyon, Hdl (yararlı kolesterol) azalma, ürik asit yükselmesi, Trigliserit yükselmesi, damar sertliği gibi hastalıklarda eşlik eder.

Obezite, gençlerde ve çocuklarda metabolik sendromu tetiklemektedir. Genetik eğilimleri hastalığa dönüştürmektedir. Gençlerin çoğunun hareketsiz ve dengesiz beslenmesinden kaynaklı insülin hormonunun kullanımı bozulmaktadır. Kanda insülin birikmektedir.

Orta yaşta olan Tip 2 diyabet, egzersiz, diyet ve ağızdan alınan ilaçlar yardımıyla kolayca kan şekeri seviyesi ayarlanabiliyor. Çocuk ve genç yaştaki hastaların Tip 2 diyabet hastalığında, insülinle tedavi zorunludur. Kısacası obezite gençlerin, ileriki yaşlarda karşılaşacağı birçok hastalığı daha yirmili yaşlarda karşılaşmasına sebep olur. Genç ve çocukların, fakat metabolik ve biyolojik olarak orta yaşlarda gibi olan bu hastaların yirmili otuzlu yaşlarda kalp, damar hastalıklarıyla karşılaşmaları ürkütücü.

Çocukların ve gençlerin bu hastalıkları yakalanmamasını istiyorsanız kesinlikle ilk yapmanız gereken düzenli egzersiz ve sağlıklı beslenme alışkanlığı olmalıdır. Aileniz de şeker hastalığı geçmişi varsa evdeki çocukların ve gençlerin kilo oranına daha dikkatli olmalıdırlar. Gençlerin aktif spor yapmalarını sağlamak, dengeli ve düzenli kalori tüketimine yönlendirmek gerekir.

Doğru beslenme alışkanlığı edinmelerini sağlamak, sağlıklı olan fiziklerini korumak, yaşam tarzlarını değiştirmelerine yardımcı olmak bu konuda yapılacakların başında gelir. Şişman gençlerin zayıflamaları gerekmektedir. Kilo problemi olan çocuk ve gençlerin sadece 3-5 kilo vermeleri bile vücutlarını daha sağlıklı hissetmelerine yardımcı olabilir.

Toplumda obezite, fazla kilo sorununu daha fazla konuşmak ve toplumumuzu daha fazla bilgilendirmek, şişmanlığın normal enfeksiyonların daha ötesinde bir hastalık olduğunu belirtmek gerekiyor. Gerek anne babalar gerekse okuldaki öğretmenler, danışmanlar olarak çocukları ve gençleri bu konuda bilinçlendirmek gereklidir. Doğru ve dengeli beslenme alışkanlığına yönlendirmek hatta bu alışkanlıkları geliştirecek eğitimler planlanabilir.

Daha ilk ve ortaokul çağındaki çocuklara, doğru beslenme alışkanlığı için eğitimler verilmelidir. Hem öğretici hem de eğlendirici ders içerikleri oluşturulabilir.

Hastalıklar ile ilgili diğer bilgilere blogumuzdaki yazılardan ulaşabilirsiniz.

 

 

 

Etiketler: şeker hastalığı, diyabet hastalığı, tip 1 diyabet, tip 2 diyabet, diyabet
Şubat 16, 2021
Listeye dön